İslam dünyası açısından önemli bir yere sahip olan Cuma Namazı haftalar sonra ilk kez kılındı.
Cuma’da gönüller bir araya geldi

Türkiye’yi etkisi altına alan Koronavirüs salgını nedeniyle kılınamayan Cuma Namazı uzun bir aradan sonra tüm Türkiye’de olduğu gibi Yozgat’ta da cemaatle kılındı.

İslam dünyası açısından önemli bir yere sahip olan Cuma Namazı haftalar sonra ilk kez kılındı. Cuma namazı camilerin bahçelerinde,  açık alanlarda da kılındı. Korona virüs nedeniyle bir süredir ibadete kapalı olan camiler, 74 gün sonra cuma namazı ile birlikte yeniden ibadete açıldı.

Yozgat’ta korona virüsle mücadele kapsamında sosyal hayatta normalleşmenin ikinci adımının atılmasıyla birlikte ilk cuma namazı kılındı. Vatandaşlar cami ve namaz kılınan alanlara maske takıp seccadeleri ile geldi.

Cuma namazı için Çapanoğlu Büyük Camisine gelen Yozgat Valisi Kadir Çakır, Çapanoğlu Büyük Camisi gazetecilere yaptığı açıklamada il genelinde 928 cami bulunduğunu bunlardan 627'sinde sosyal mesafeye uyularak cuma namazı kılındığını söyledi.

Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse ise belediye olarak cami önlerinde gerekli hijyeni sağladıklarını belirterek, "Seccadesi olmayan vatandaşlarımıza da seccade dağıttık" dedi.

HAMDOLSUN RABBİMİZE..

74 gün sonra kılınan ilk Cuma namazında okunan hutbede korona virüse karşı dikkatli olunması istendi 

 ‘Hamdolsun Rabbimize’ konulu cuma hutbesinde ise vatandaşlardan korona virüse karşı tedbirli olmaları istenerek, “Aziz İstanbul’un kapıları 29 Mayıs 1453 günü muazzam bir fetihle İslama ve şanlı medeniyetimize açılmıştı. Ecdadımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz. Salgın hastalık sebebiyle bir süredir kapalı olan camilerimizin kapıları da yine bugün aziz milletimize ve değerli cemaatimize açılıyor. Fethin coşkusu ile camilerimize kavuşmanın sevincini bir arada yaşıyoruz. Bu büyük nimetin kıymetini bilelim. Sorumluluğumuzu unutmayalım. Tedbirlere hassasiyetle uyalım” ifadelerine yer verildi. 

Cuma gününün müminlerin bayramı olduğunun altının çizildiği Cuma hutbesinde şunlar söylendi; "Cumanız mübarek olsun. Bu icabet vaktinde, gönlünüz, hâneniz, ömrünüz ve rızkınız cumanın bereketiyle dolsun. Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı günde, bizleri saf saf huzuruna kabul eden, cemaat olma coşkusunu yeniden yaşatan Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun. Hamd, bizden hüznü gideren Allah’a mahsustur. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.”

"Ümmetine temizliği ve tezkiyeyi, maddi ve manevi her türlü kirden ve kirli işten uzak durmayı öğreten Habîb-i Kibriyâ Muhammed Mustafa Efendimize salât ve selâm olsun. Cuma günü müminlerin bayramıdır ve bu bayram Asr-ı Saadetten bugüne en güzel hâliyle camilerde, cemaatle kutlanır. Yeryüzünde Allah’ın mescitlerindeki huzur ve güveni başka hangi mekân sağlayabilir? Tevhidle çarpan yürekler vahdetle secdeye varırken, bu kardeşliğin sevinci başka nerede yaşanabilir? Umut ve inanç, teselli ve teslimiyet, muhabbet ve samimiyet başka hangi ortamda böylesine güçlenebilir? Camiden ilim ve hikmet alınır; edeb ve ihsan yayılır." 

"Ezan-ı şerifler yediden yetmişe müminleri birlik ve beraberliğe çağırır. Şükürler olsun bu çağrıya uyduk. Özlemle, hasretle bugünü bekliyorduk. Şimdi vuslat zamanı. Hislerimizi anlatmaya kelimeler kâfi değil! Vakit, Rabbimize kulluğumuzu, şükrümüzü, duamızı ve niyazımızı arz etme vaktidir. Aziz İstanbul’un kapıları 29 Mayıs 1453 günü muazzam bir fetihle İslam’a ve şanlı medeniyetimize açılmıştı. Ecdadımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz. Salgın hastalık sebebiyle bir süredir kapalı olan camilerimizin kapıları da yine bugün aziz milletimize ve değerli cemaatimize açılıyor. Fethin coşkusu ile camilerimize kavuşmanın sevincini bir arada yaşıyoruz. Bu büyük nimetin kıymetini bilelim. Sorumluluğumuzu unutmayalım. Tedbirlere hassasiyetle uyalım."

"Şimdi inşallah Cuma namazının farzını kılacağız. Ardından birbirimizle musafaha etmeden, fizikî mesafeye dikkat ederek ve görevlilerimizin yönlendirmelerine uyarak buradan ayrılacağız. Cuma namazının sünnetini evlerimizde kılacağız. Cenâb-ı Hak ibadetlerimizi kabul buyursun. Bizleri bu salgın hastalıktan en kısa zamanda kurtarsın. Hutbemi Peygamber Efendimizin şu duasıyla bitiriyorum: 'Allah’ım! Seni zikretmek, sana şükretmek ve sana güzelce ibadet etmek için bana yardım eyle!"

Yorumlar