Gazeteci, şair ve yazar Nail Abbas Sayar, 21. ölüm yıl dönümünde meslektaşları tarafından anıldı.
Meslektaşları unutmadı

 Yozgatlı, ünlü romancı, yazar, şair ve gazeteci N.Abbas Sayar ölümünün 21.yıldönümünde mezarı başında dualarla anıldı.
Yozgat’ta gazeteciler merhum Abbas Sayar’ı ölüm yıldönümünde unutmadı. Mezarı başına giden gazeteciler dua ettiler.
Eğitimci Araştırmacı Yazar Ertuğrul Kapusuzoğlu, Abbas Sayar’ın Yozgat için önemli bir sime olmasına rağmen ölüm yıldönümünde sadece meslektaşları tarafından anılmasının kendisini üzdüğünü söyledi.
Kapusuzoğlu, “Abbas Sayar, Yozgat’ın Türk edebiyatına yetiştirdiği en güzide şair, yazar ve sanatçılarımızın başında yer almıştır. Yazdığı romanlarla ödüller kazanmış, ünü Türkiye sınırlarını aşmış ve evrensel kültüre katkı sağlamış değerli bir hemşehrimizdir. Merhumu ölümünün 21. yıldönümünde rahmetle anıyoruz” dedi.
Yerel yönetimin, bürokrasinin ve STKların katılımlarının olmamasına rağmen kendilerinin merhum Abbas Sayar’ın mezarı başında bulunduklarına değinen Kapusuzoğlu, Abbas Sayar’ın unutulmayacağını ifade etti.
Abbas Sayar kimdir?
21 Mart 1923’te Yozgat’ta doğdu. Liseyi (1941) Yozgat’ta bitirdi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle üniversiteye gidemedi. Kısa süreli memurluktan sonra yedeksubay oldu. 1945’te İstanbul’da evlendi. Dört sömestr Türkoloji öğrenimi yaptı. 1947’de İstanbul’da, onbeş günde bir çıkardığı gazeteyi, matbaa kurarak Yozgat’ta yayınlamaya devam etti.Politikaya girdi, bir süre sonra politikanın çıkar kavgalarına ayak uyduramayan Sayar 1957’de politikadan el etek çekti.Şiir yazmayı sürdürürken, roman yazmaya başladı.1970’te Yılkı Atı romanıyla ismini edebiyat dünyasına duyurdu. Abbas Sayar’ın hayatı, romanlarındaki hayatlara benzer, ya da o, romanlarını kendi hayatından aldığı ilhamla yazmıştır. Kitaplarındaki kahramanların hiç uzağına düşmeyen, onlar gibi ya şayıp onları yazan Sayar’ın karşısına çıkan ilk engel, Anadolu’nun bağrından kopup İstanbul’a gelenleri şehir kapısında bekleyen şeydir: parasızlık... Sayar, maddi olanaksızlıklar yüzünden geç girdiği üniversiteyi yine yine bu nedenden dolayı bitiremez. Üstelik, düşlerindeki okuldur bırakıp gitmek zorunda kaldığı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü... Kırk dört yıllık gazetesinde yüzlerce, binlerce başyazı yazdı.
1989’da ikinci kez evlendi, Ayvalık’a yerleşti. Resim, şiir, roman yaşamını Ayvalık’ta sürdürdü. Ankara, Antalya, İzmir ve Ayvalık’a resim sergileri açtı. Ardında, derlenmeyi bekleyen pek çok şiir ve yazı bırakarak 12 Ağustos 1999 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Yorumlar