15 Haziran'da başlayacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS) için öğrenciler son zamanlarını değerlendirip derslere yoğunluk veriyorlar.
ÖĞRENCİLER İÇİN ÖNEMLİ TAVSİYELER

Uzmanlar ise sınava az bir süre kala bu süreçte yapılması gerekenlerle ilgili olarak ailelere ve öğrencilere tavsiyede bulunuyor.Yozgat Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) Rehberlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Mustafa Toplu'da son aya girilen sınav süreci için tavsiyelerde bulundu.
"SON ZAMANI İYİ DEĞERLENDİREN KAZANÇLI ÇIKAR"
Rehberlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Toplu,"Normal günlerde de sabah saatlerinde ders çalışılması daha verimli oluyor. Ramazanda ise öğleden sonra açlık hissi susuzluk daha fazla oluyor. Sahur sonrası zihin temiz oluyor. Uyuyup uyanılıyor. Kendimde üniversiteye hazırlandığım sıralarda sabah saatlerinde ders çalışıyordum. Bilimsel olarak da en verimli zaman sabah saatleri.Dinlenmiş bir vücut ve zihinle 1 saatlik çalışma 4-5 saatlik diğer zaman çalışmalarına denk geliyor. Gün boyunca yaşananlar bizi etkileyebiliyor. Gün içerisinde yaşadığımız olumsuz durumlar zihni yoruyor. Derse odaklanmak daha da zor oluyor. Sabah saatleri ise zihin yeni uyanmış ve tertemiz. İftar sonrası ders çalışma durumunda iftarda daha hafifi yiyecekler tercih edilmeli. Ağır yiyecekler rehavet ve uyku durumu yapar buda zaman kaybına neden olur.Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS)'na girecek öğrenciler için bu son ay çok önemli. 1 ay çok şeyi değiştirir. Bu zamana kadar çok iyi hazırlanmış bir öğrenci son bir aylık şu zaman diliminde ders çalışmayı bırakırsa netlerinde ciddi anlamda gerileme olur. İyi değerlendiren bir öğrenci ise mevcut netlerini daha da artıracaktır. Bu dilim bu sene Ramazan Ayı'na denk geldiği için ise sahurdan sonraki zaman diliminde yatılmayabilir ve değerlendirilebilir. Akşam ise hafif yiyecekler yiyerek iftar sonrası değerlendirilebilir" dedi.
"AŞIRI STRES DURUMUNDA DESTEK ALINMALI"
Stres illaki olacak diyen Toplu,"Stres yoksa heyecan yoksa orada da problem vardır. Aşırı heyecan, aşırı stres, öğrendiklerimizi, çözdüğümüz testlere ve sorulara aktarmamızda sorun oluşturuyor ise problem o zaman başlar. Terleme, uyuyamama, kalp atışlarında hızlanma, aniden ağlama gibi durumlara neden oluyor ise bu stresin üst düzeyde yaşandığını gösterir. Bu gibi durumlarda okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen var ise mutlaka görüşülmeli. Eğer okulda böyle bir imkan yok ise RAM'a gelerek bizlerden yardım istesin. Öğrencimiz bu gibi sıkıntılar yaşıyor ise mutlaka profesyonel destek almalı. Önemli bir sınava girileceği için stres illa ki olacak" ifadelerini kullandı.
"AİLELER ÇOCUKLARINI İYİ TANIMALI"
Stresin en önemli nedeni olarak anne ve babaların çocuklardan beklentilerinin yüksek olmasını gösteren Toplu,"Çocuk iyi tanınmalı, çocuğun kapasitesi iyi bilinmeli. Kendimden örnek verecek olursam, üniversiteye hazırlandığımda benim Tıp Fakültesi okuyacak kapasitem olmadığını düşündüğümden farklı bir alandan sınava hazırlandım. Aile çocuğunu iyi tanımalı, yetenek ve becerisini öğrenmeli ve buna göre beklentide olmalı. Beklenti yüksek olunca çocuk yapmalıyım gibi bir odaklanma ile stresi istenmeyen bir düzeyde artırıyor. Buda sınavdan önce ve sınav anında soruya odaklanmayı engelliyor" şeklinde konuştu.
"BU SÜREÇTE ÇOK ŞEY DEĞİŞİR"
1 aydan daha az süre kaldığını ve bu süreçte yapılacak çalışmaların çok şeyi değiştireceğini söyleyen Toplu,"Son kalan sürelerinde öğrenciler, yanlışlarının çok olduğu konularda bol bol soru çözsünler. Kalan süre tüm konuları baştan almaya yetmez ve zaman kaybı olur sadece. Günlük deneme çözülmesi çok önemli. Bundan önceki senelerde çıkmış soruları çözsünler. Bunun yanında aynı zamanda kendileri sınavlarda verilen süreler gibi sürelerde test çözerek o tempoya kendilerini alıştırsınlar. Okullarında etüt merkezlerinde bu gibi çalışmalar yapılıyordur ancak kendileri de evde test çözmeliler. Son zamanlarda cep telefonlarından, dışarıda ki yaşamdan fedakarlık yaparak çözdükleri sor sayısını artırmalılar. Bu süreçte çok şey değişir" diye konuştu.

Yorumlar