Raflardaki fahiş fiyatla mücadele her alanda devam ediyor
Ticaret hayatında helal haram bilinci

Yozgat Müftülüğü, Cuma Hutbesinin konusunu ticarette hela haram’a ayırdı. Mümin’in işinde, gücünde, ticaretinde daima güven veren biri olması gerektiğinin belirtildiği hutbede, yalan ve hile ile elde edilen malda hiçbir hayrın olmayacağı hatırlatıldı.
Raflardaki fahiş fiyatla mücadele her alanda devam ediyor. Yozgat Müftülüğü, cuma hutbesinin konusunu "ticaret hayatında helal haram bilinci" olarak belirledi.
Hutbede Hazreti Muhammed'in hayatından örneklere yer verildi. Ticarette dürüstlük ve fahiş fiyatla mücadeleye dikkat çekildi.
Hutbede, “Allah'a ve ahiret gününe inanan bir mümin, fahiş fiyatlarla insanları mağdur etmez. Alışverişte fiyatları kızıştırmaz, başkasının pazarlığını bozmaz" sözleri kullanıldı.
"Ticaret hayatında helal haram bilinci” başlığı adı altında verilen hutbede yalan ve hile ile elde edilen malda hiçbir hayrın olmayacağı hatırlatıldı.
Cuma Hutbesi'nde şu bilgiler aktarıldı:
Allah Resulü (S.A.S)’in âdetiydi. Medine pazarına gider, oradaki insanlarla hasbihal eder ve pazarın durumunu kontrol ederdi. Yine böyle bir gün pazar yerinde dolaşırken bir buğday satıcısına rastladı. Buğday yığınını eliyle yokladı. Üstü kuru olan buğdayın altı ıslaktı. Sebebi sorulduğunda satıcı, buğdayların yağmurdan ıslandığını söyledi. Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz (S.A.S) satıcıyı şöyle uyardı: “Öyleyse insanların görmeleri için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi? Bizi aldatan, bizden değildir!”
Yüce dinimiz İslam, helal ve meşru yollarla kazanç temin etmemizi emreder. Allah rızasının, kul hakkının, helal-haram hassasiyetinin gözetilmediği her türlü alışverişi ise yasaklar. Nitekim hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimede Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin, haram ile kendinizi mahvetmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.”
İslam’a göre ticaret
ahlâkının en önemli ilkesi
doğruluk ve dürüstlüktür
İslam’a göre ticaret ahlâkının en önemli ilkesi doğruluk ve dürüstlüktür. Mümin, elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu kimsedir. Mümin işinde, gücünde, ticaretinde daima güven verendir. O, alırken de satarken de doğru ve dürüst olduğu ölçüde Allah’ın rızasını kazanacağını bilir. Yalan ve hileye asla tevessül etmez. Zira yalan ve hile ile elde edilen malda hiçbir hayır yoktur.
Mümin malını satmak
için yemin etmez
Allah’a ve ahiret gününe inanan bir mümin, işinde ve ticaretinde harama ve gayr-ı meşru kazanç yollarına başvurmaz. Ölçü ve tartıda adaletsizlik yapmaz. Malını satmak için yemin etmez. Karaborsacılık yapmaz, fırsatçı davranmaz. Fâhiş fiyatlarla insanları mağdur etmez. Alışverişte fiyatları kızıştırmaz, başkasının pazarlığını bozmaz. Hâsılı, dünya hırsına kapılıp da harama bulaşmaz.
Fani olan bu âlemde
dünyalığımızı kazanırken
ahiretimizi unutmayalım
Peygamber Efendimiz (S.A.S) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Dürüst ve güvenilir tüccar, peygamberler, Sıddıklar ve şehitlerle beraberdir. O halde geliniz, fani olan bu âlemde dünyalığımızı kazanırken ahiretimizi unutmayalım. Boğazımızdan bir lokma dahi haram geçirmeyelim. Hanelerimiz ve sofralarımız helalle bereketlensin. Ahlakımız iktisat ve itidal, şükür ve kanaat olsun. Hutbemi özünü İslam’ın evrensel ilkelerinden alan Ahilik Müessesesinin şu öğütleriyle bitiriyorum: “Eline, diline, beline sahip ol! Kapını, kalbini, alnını açık tut! Eşine, işine, aşına özen göster. Harama bakma, haram yeme, haram içme! Yanlış ölçme, eksik tartma! Dünya malına tamah etme! Kuvvetli iken affetmesini, hiddetli iken yumuşamasını bil!” YAŞAR ÖZER

Yorumlar