CEZALANDIRILAN KİM?

  9 Temmuz 2019 Salı (3 ay önce)
 266
Mehmet Ali ÇAKIR
Mehmet Ali ÇAKIR

CEZALANDIRILAN KİM?

  Bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı gibi makamlar; vatana millete hizmet için ihdas edilmiş ve amaç değil, araç olan kurumlardır. Temsilî demokrasilerde, seçimler yapılır ve seçmen verdiği oyla ve gücünün yettiği kadarıyla bu makamlara beğendiği, istediği kimselerin gelmesini sağlar. Seçimler sırasında gerek siyasî parti temsilcileri gerekse adaylar, kendilerinin yapmayı düşündükleri işlerle beraber, siyaseten rakip oldukları kimselerin de eksikliklerini, zaaflarını söylerler. Hiç istenilmemesine rağmen bu durum bazen terbiye sınırlarını da zorlar. Ancak seçim zamanı takınılan bu tutum, ‘kavgada yumruk sayılmaz’ misalidir ve seçim sonunda adaylar ve parti temsilcileri, seçmenden veya siyasî muarızlarından özür dileyip, konuyu kapatırlar. Seçim zamanı yapılan ve söylenenler bir kan davası haline dönüştürülmez, taraflar sulh olurlar.

Geçen günlerde arkadaşımızın kızının düğünü vesilesiyle ilçe belediye başkanlarımızdan biriyle sohbet etme imkânı buldum. Belediye hizmetlerinin nasıl gittiğini sordum. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey’in destek ve katkılarının olabileceğini söyledim. Gazete de bu konuyla ilgili kendisinin, gerek belediyelere, gerek spor kulüplerine desteğinin önemli olduğu yazdığımı, ifade ettim. Bunu üzerine, Gelibolulu Mustafa Efendi’nin söylediği “Bir dokun bin âh işit kase-i fağfurdan” durumunun muhatabı oldum. Sayın başkan, Cumhurbaşkanı Yardımcımızdan, iki defa randevu talep ettiklerini ancak kendilerine dönülmediğini, söylediler. Belki nezaketlerinden belki de samimî düşünceleri olarak, bu konuda kabahatin sekreteryada olabileceğini ve muhtemelen konuyu onların iletmemiş olabileceğini de söylediler. Ancak bir sitem olarak, küçücük bir beldeye, neredeyse on katlı binaya ulaşabilecek merdiveni olan itfaiye aracı desteğinde bulunduklarını, buna itiraz etmediklerini ama kendilerinin göz ardı edildiklerini söylediler.

   Konu spor kulüplerinden açılınca, hazırûndan bir arkadaşımız da, filanca kulübün başkanının değişmesi halinde yüklü bir paranın temin edildiğinin, aksi halde bu desteğin verilmeyeceğinin konuşulduğunu, söyledi.Bir başka takımımızın da yeterli ilgiyi görmediği için ligden çekilme kararı aldığını biliyoruz.

  Bu konuşmalardan sonra aklıma Enderunî Vasfi Bey’in şarkı yapılan güftesi aklıma geldi. Bu şiirde;

 

“Dil harâb-ı aşkınım

  Bir teselli ver bâridîl-i naşâdıma

 Taş mıdır bağrın ki gelmezsin benim imdadıma

Dîni ayrı kâfir olsa rahmeder feryadıma.” diyordu.

 

   Buradan hareketle, seçim öncesindeki rekabet olsa bile ondan sonra, bulunduğumuz beldeyi kalkındırmak için elbirliği ile çalışmamız gerekmez mi, diye düşünüyorum. Seçmenlerin yerel seçimlerde, iktidar partisinin dışındaki adayları tercih etmesi, bir cezalandırma sebebi olabilir mi?. Genel seçimlerde Ak Parti’ye  yüksek oranlarda oy vermiş seçmenin hatırı yok mudur? Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilmiş ve bir iddia ortaya koymuş başkanların, kendi kabiliyetlerini ortaya koymaları ve imkânlarını zorlamaları gerekir ama merkezî hükümetin desteği de çok önemlidir. Muhalif partilerin adayları seçildi diye o beldeleri negatif ayırıma tabî tutmanın sonucunda verilecek eksik hizmetlerden dolayı Ak Partili seçmenlerin demağdur olabileceğini unutmamak lazım. Yozgat’ta yaşayan ve Ak Partimuhalifi olan seçmenler,Ak Parti’nin aldığı onca oya ve on yedi yıldır Yozgat’a iyi hizmet vermediğine inanıp, şarkıdaki gibi “sensin sebep berbadıma “ derlerken, belediye başkanlarının desteklenmeyerek bir nevi cezalandırılmış olmaları, o beldede yaşayan tüm belde halkını cezalandırma olacaktır.

  Ben, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın, klasik siyasetçi olmadığını daha önceki bir yazımda belirtmiştim. Siyasetin bir takım zorlamaları olsa bile bu durumun, hakkı göz ardı etmek noktasına gelmeyeceğini düşünüyorum. Ve ilk baştaki kanaatimi korumak istiyorum.

 

Yorumlar