MİLLET OLMAK

 13 Ekim 2019 Pazar (4 hafta önce)
 201
Mehmet Ali ÇAKIR
Mehmet Ali ÇAKIR

MİLLET OLMAK

 

Kahraman Mehmetçiğimiz, sınırlarımız dışında PKK/PYD/YPG çetelerine karşı Barış Pınarı Harekâtı’nı yürütürken, yabancı bir takıma karşı galip gelen Millî Takım oyuncularımızın davranışı, bize “millet olmak nedir?” sorusunun cevabını yeniden hatırlattı.

Millet olmak, kardeşleri, arkadaşları, askerleri, sınır ötesine eşkıyaya karşı mücadele ederken, şehit, gazi olurken, kazanılan bir maçı onlara ithaf ettiklerini göstermek için asker selâmı vermektir.

Millet olmak, PKK eşkıyasının kurşunlarına hedef olup, hayatının baharında şehit düşen Eren’in, sosyal paylaşımını sahiplenip, “İyi ki varsın Eren.” demektir.

Millet olmak, ülkenin bir bölümü doğal afet yaşadığında, orasını ayağa kaldırmak için hep birlikte olmak, el ele vermektir.

Millet olmak, “beni de askere alın” diye asker olmak için, kendi gönlüyle askerlik şubelerinin önünde kuyruğa girmektir.

Millet olmak, şer güçlere karşı harekât başlatan devletin yetkililerine mektup yazıp, az çok demeden varlığından fedakârlık etmektir.

Millet olmak, sahada mücadele eden askerleri için gece gündüz dua etmektir.

Millet olmak, millî ordu mücadele halindeyken; evleri, iş yerlerini, balkonları, camları, ay yıldızlı al bayrakla donatıp, ülkeyi gelincik tarlasına çevirmektir.

Millet olmak, düşmanla mücadele sürerken, aleyhteki her türlü yalancı propagandayı tersine çevirmek için tüm imkânları kullanmak, basın yayın organlarını ve sosyal medyayı etkin kullanmaktır.

Millet olmak, bu ülkede çalışan, hizmet eden, ekmeğini yiyen sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin, millî ordunun arkasında olduklarını söylemeleridir.

Millet olmak, siyaset yaparken yaptığı işlerin yanlış olduğunu düşündüğünüz iktidara karşı muhalefetinizi bir kenara bırakıp bir ve beraberlik içinde sıkılmış yumruk olmaktır.

Millet olmak, ordu mücadele verirken, iç siyasete yönelik, ayrımcı konuşmamalar yapmamaktır.

Millet olmak, milletin meclisi altında vekillik yapıp, milletin vergilerinden maaş alırken, millî ordusuna “işgalci” dememektir.

Millet olmak, bir vücut ve organları gibi birinde bir rahatsızlık olduğunda hepsinin rahatsız olması demektir.

Millet olmak, kıvançta, tasada, kederde, sevinçte bir olmaktır.

Millet olmak, sadece aynı ırka mensup olmak değil, millî bir şuura ve aidiyet duygusuna sahip olmaktır.

Millet olmak, aşure çorbasındaki yiyecekler gibi kendi başınayken kendine has lezzete sahip olmak; çorba olduğunda ise ortak, farklı ve özel bir lezzete sahip olmaktır.

Millet olmak, ebru teknesindeki renkler gibi tekneye girmeden önce ayrı ayrı karakterlerde; tekneye girdiğinde ise iç içe geçmiş, kendi benliğinden vazgeçmiş, kaynaşmış, yeni bir desenin parçası olmak demektir.

Millet olmak, Azerbaycan’daki kardeşlerimiz gibi, aynı devletin sınırları içinde olmasa bile milletinin yanında harekâta katılmak için gönüllü asker olmayı istemektir.

Millet olmak, aynı devletin sınırları içinde ve anayasal sistemle yönetilen devletin kalabalık yığını olmak değil, kendini millete ait hissetmektir.

Kısaca; milleti iyi anlayamaz ve onu sadece ırk temelinde ele alırsanız, zooloji ilminin konusu haline getirirsiniz.

Milleti iyi anlayamazsanız, milliyetçiliği de anlayamaz, ayaklar altına almaya kalkışırsınız.

Milliyetçiliği ayaklar altına alırsanız, milleti ayaklar altına almış olursunuz. İşte o zaman sırtınızı yaslayabileceğiniz bir millet de bir asker de, yöneteceğiniz bir devlet de olmaz.

Kahraman Mehmetçiğimizin, ayağına taş, gözüne yaş değmesin.

Rabb’im, esirgesin, muzaffer kılsın.

Yorumlar