ONBAŞILAR

 12 Şubat 2020 Çarşamba (1 hafta önce)
 246
Mehmet Ali ÇAKIR
Mehmet Ali ÇAKIR

ONBAŞILAR

 

Türk’ün kaderi mücadele etmek üzere yazılmıştır. Bundan muafiyeti de mümkün değildir. Hele bulunduğumuz coğrafya bu kaderi iyice pekiştirmiş, tescillemiştir. Onun için “Her Türk asker doğar.”

 Türk için Allah yolunda, vatan, millet , bayrak uğrunda can vermek şerefli bir görevdir. Çünkü “Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.(Bakara-154)” ilâhî emriyle müjdelenmişlerdir. Ama yine de geride kalanların yüreklerine kor ateşler düşer. Şehitler için; şiir, destan, hikâye, romanlar yazılır, hatıraları unutulmasın isterler.

 Din, vatan, bayrak yolunda can verenlerin kimisini tek tek anarken kimilerini de toptan yad ederiz. Çin Sarayı’nı kırk çerisiyle korkusuzca basan yiğit Kürşad’ı, Atsız ölümsüzleştirmiş; Niğbolu Kalesi’ni koruyan Doğan Bey bayraklaşmış, İstanbul surlarına şanlı üç hilâli diken Ulubatlı Hasan gönüllerde taht kurmuş, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu Fetih Marşı’nda  “Delikanlım, işaret aldığın gün atandan/Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!/Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ...” diye geçmişle geleceği bağlamıştır. Yemen’e gidenler dönmez, “Şu Yemen’de can verenler/in kimi Memo kimi Memiş’tir.”. Yemen şehitlerini de öyle anarız. “Çanakkale içinde vurdular beni, ölmeden mezara koydular beni” diye türkü yakarken merhum  Mehmet Akif Akif onları “ Bedr’in aslanları ancak,bu kadar şanlı idi “ diye över. Çanakkale’de insanüstü bir güçle topu namluya süren Seyit Onbaşı, “Allah’ım bu millete gösterme acı /Acziyete düşsek ecdat davacı / Behlül dâhil neslimiz hep duacı/Yazılanlar azdı Seyit Onbaşı.” denilerek anılmıştır. “Bir kahraman takım ve de YAHYA ÇAVUŞ'tular / Tam üç alayla, burada gönülden vuruştular./ Düşman, tümen sanırdı bu şaheser erleri /ALLAH'ı arzu ettiler, akşama kavuştular.” dörtlüğü, Yahya Çavuş’u ve takımını gönlümüze kazımıştır. Yaklaşık kırk yıldır süren bölücü eşkıyaya karşı sürdürdüğümüz mücadelede de nice fidanları kara toprağın bağrına verdik, onların da türkülerini yaktık; “Gömdümoğulseni toprağa gömdüm / Kanlı gözyaşımla pınara döndüm / Tabutun üstünde dirildim öldüm / seni vuran eller kırılsın oğul “ dizeleriyle hepsini oğlumuz kabul edip kayıplarına ağladık; sahada verdikleri mücadele ve dayanışmalarını “Bir Dağın Sırtında Dağ Varmış Gibi / Omuzlamış Bir MehmediMehmedim” diye anlattık.

Bugünlerde de sıra sıra böyle kahramanları karşılıyor ve uğurluyoruz. Hani Sarıkamış Ağıdı şiirinde “Yüzbaşılar binbaşılar / Tabur taburu karşılar / Yağmur yağıp gün değince / Yatan şehitler ışılar “ diyor ya ben de Onbaşılar onbaşılar / Tabut tabutu karşılar / İdlib’ten şehit gelince / Bağrımın başı sızılar “diyorum.

 O onbaşılar ki yaptıkları seçim gönüllü değil zorunlu bir seçimdi. Kavruk Anadolu delikanlıları evlerini geçindirecek, ocaklarını tüttürecek başka bir iş kapısı bulamamışlardı. Önce vatanî vazifelerini yaptılar sonra da Uzman Onbaşı, Uzman Çavuş oldular.  Şehitler teker teker gelince oluşan infial, sayıları artınca kanıksamaya dönüyor. Aman kanıksamayalım, acıları yüreğimizden, anıları hafızamızdan çıkmasın. Onlar da en az diğer şüheda gibi anılmayı, destanlaşmayı hak ediyorlar. Kendimi kendisiyle kıyaslamam edebe mugayir olur; merhum Akif  “Bana sor sevgili kâri’, sana ben söyleyeyim, / Ne hüviyyette şu karşında duran eş’ârım: / Bir yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri; /Ne tasannu’ bilirim, çünkü, ne san’atkârım. /Şi’r için “gözyaşı” derler; onu bilmem, yalnız, / Aczimin giryesidir bence bütün âsârım! /Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem; / Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım! “ demişti. Ben de ey sevgili okuyucu; ne şair ne yazarım. Derdim kahraman onbaşıları unutmamak, unutturmamak. Kalem erbabı onların destanını en iyi şekilde yazacak, şairler gereğini yapacak, analar ağıtlarını yakacaklardır.

  Onlar da diğerleri gibi “Peygamber kabrinde sadık muhafız / Bayraktan alırdı mücahitler hız, /Unutana yine hatırlatırız; / Zemin kan kırmızı, ayyıldızı ak, / O mübarek bayrak, işte bu bayrak! “ için canlarını veriyor “Sana benim gözümle bakmayanın / Mezarını kazacağım. /Seni selâmlamadan uçan kuşun / Yuvasını bozacağım. “ diyorlar.

  Şühedaya rahmet ve minnetle …

 

Yorumlar