SAĞLIKÇILARA ALKIŞ

 22 Mart 2020 Pazar (1 hafta önce)
 610
Mehmet Ali ÇAKIR
Mehmet Ali ÇAKIR

 SAĞLIKÇILARA ALKIŞ

  “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” demiş, Cihan Padişahı Kanunî Süleyman. Dünya onu Muhteşem Süleyman olarak tanımlıyor. Sadece muhteşem yönü yok, aynı zamanda şair,  Muhibbî. Bu kadar gücün, kuvvetin, iradenin sahibi olmasına rağmen o bile halk arasında devlet sahibi olmanın, itibar sahibi olmanın sağlıklı olmaktan daha önemli olmadığını görmüş ve kabullenmiş. Güzel Türkçemizde “ Her işin başı sağlık “ deriz.  Peygamber Efendimiz (sav)’in, kaybetmeden önce kıymetini bileceğimiz beş şeyden birinin sağlık olduğunu buyurmuş.

  Hayatı olağan seyri içinde yaşarken bunların hiçbiri aklımıza gelmiyor. Dünyanın başına belâ olan Korona Virüsü ülkemizde de kendini gösterdiği anda ayıkır gibi olduk. Yine de aklımızın tam olarak başımızda olduğunu söyleyemeyiz. Devletin aldığı tedbirlere uymamakta direnen; karantina uygulamasından kamu görevlileri yardımıyla kaçan torpilliler ve umrecileri kınayıp kendileri sayfiye  beldelerine akın eden,  İstanbul’da  Caddebostan, Kadıköy sahilinde  yürüyüşe çıkan, bilgi yönünden eğitim seviyesi yüksek  sekülerler olduğu gibi Peygamber Efendimiz (sav)’in “ Bir yerde veba hastalığı varsa oraya girmeyin, bulunduğunuz yerde veba hastalığı çıkarsa o bölgeden ayrılmayınız” buyruğundan habersiz dindarlarımız var.

  Gözle görülemeyen küçücük bir canlı parçası tüm dünyayı esir aldı. Ellerindeki itibar, güç ve makam sebebiyle böbürlenenlerin azametinden eser kalmadı. Onlar da ezdikleri, sömürdükleri, haksızlık yaptıkları kimselerle aynı acizlik içindeler. Tüketim kültürünün geliştirdiği ve çoğalttığı “ Tüketim Mabetleri” boşaldığı gibi yapıp ettiklerinden zerre kadar rahatsızlık duymayan ve hesaba çekileceğini unutmuş dindarlarımızın topluca ibadet ettikleri “Beytullah” da boşaldı. Camiler kapandı.

  Sağlık Bakanlığının öncülüğünde tüm sağlık çalışanları büyük bir fedakârlıkla mesai yapıyorlar. Bu durumun kamuoyunda daha da hissedilir olması ve dikkat çekmek bakımından Sayın Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, üç gün aynı saatte tüm Türkiye’yi alkışa ve sağlık çalışanlarına destek olmaya davet etti.

    Biz de en başta, Korona Virüsü ile etkin bir mücadele için aralıksız mesai yapan; ben bilirim anlayışından uzak olarak bilim insanlarına değer veren ve bunun için Bilim Kurulu oluşturan; açık ve şeffaf olmaya özen gösteren, soru soran gazetecileri azarlamayan, Sayın Fahrettin Koca’yı alkışlıyoruz.

  İnsanlarımızı paniğe sevk etmeden ama işin ciddiyetini de sürekli tekrarlayarak Korona Virüsüne karşı uyaran, Korona Virüsü Bilim Kuralı üyesi değerli hocalarımızı alkışlıyoruz.

  Hastanelerde hastalarla bire bir temas halinde olan buna rağmen insanlarımızın şifa bulması için canla başla çalışan doktorlarımızı alkışlıyoruz.

 Doktorların verdiği tedavileri uygulayan, gerekirse evlerine gitmemek üzere hastanelerde gecelemek durumunda kalan hemşirelerimizi, sağlık memurlarımızı alkışlıyoruz.

 Hastanelerde her türlü yardımcı hizmetleri yerine getiren, her an hastalık bulaşma tehlikesi ile yüz yüze bulunan yardımcı hizmetlilerimizi alkışlıyoruz.

   Salgın hastalık görüldüğü andan itibaren eczanelerinde halkı aydınlatmak üzere her türlü gayreti gösteren; hijyen ürünleri, dezenfektan, maske fiyatlarının artışı karşısında şaşkına dönen; hem en ucuz malzeme bulmak hem de halka ulaştırmak için büyük çabalar gösteren; durmadan yoka giren ilaçlarla hastalara hizmet etme duygusu arasında sıkışıp kalan; hastalarla yüz yüze olmaları sebebiyle virüs bulaşma tehlikesini hiçe sayıp mesai yapan eczacılarımızı alkışlıyoruz.

  Eczanelerde; eczacılarının yanında hizmet için koşuşturan eczane teknisyenlerini alkışlıyoruz.

  Virüsün daha çok solunum yolundan ve temasla bulaştığını biliyoruz. Buna rağmen hastalarıyla burun buruna, ağız ağıza mesai yapmak zorunda olan ama hizmetten bir an bile geri durmayan diş hekimlerimizi alkışlıyoruz.

  Diş hekimlerimizin yanında mesai yapan tüm diş teknisyenlerini ve diğer görevlileri alkışlıyoruz.

  Cankurtaranlarla hasta nakleden tüm sağlık memurlarımızı ve sağlık sektöründeki şoförlerimizi alkışlıyoruz.

  Ancak sadece alkışlamak yetmiyor. Bundan sonra da yapmamız gereken şeylerin olduğunu düşünüyorum. Zor günlerde alkışladığımız sağlıkçılarımıza diğer zamanlarda da anlayış göstermek ve nazik davranmak görevimiz olmalıdır. Hastalarımız elbette bizim için çok değerlidir ve onlara her türlü ihtimam gösterilmelidir, ancak doktorlarımızın, diş hekimlerimizin, eczacılarımızın, hemşirelerimizin ve sağlık memurlarımızın da insan olduğunu ve çalışma şartlarının zorluğunu göz önünde bulundurmalıyız. Salgın geçtikten sonra da kalben alkışlarımızı sürdürmeliyiz.

 Sayın Sağlık Bakanımız da sadece alkışla kalmayıp tüm sağlık çalışanlarının özlük hakları konusunda adımlar atmalı, doktorların bir üretim bandı gibi değerlendirilip ona göre ücretlendirilmesinden vazgeçilmelidir.

Kamuda çalışan eczacılarımızın özlük hakları, eşdeğer eğitim alan diğer sağlık çalışanlarıyla en azından denk hale getirilmelidir.

 Zor zamanlarda bir taraftan hastalara ilaç bulmaya çalışan serbest eczane sahiplerinin üzerinde anlamsız denetim baskıları kaldırılmalı, karaborsacı muamelesi görmelerinin önüne geçilmelidir.

  Karamsarlığa kapılmadan bu günlerin de geçeceğini bilelim. Sağlık otoritelerinin uyarılarına azamî dikkat gösteren işin ciddiyetinin farkında olan, “ Evde kal” uyarılarını önemseyen ve bu sebeple evde kalanları alkışlıyoruz.

  Lütfen, evde kalın! Sağlıkla kalın, sağlıcakla kalın.

 

 

 

 

Yorumlar