TOPRAĞIN BOL OLSUN KEVORK USTA

 12 Mayıs 2019 Pazar (2 ay önce)
 749
Mehmet Ali ÇAKIR
Mehmet Ali ÇAKIR

TOPRAĞIN BOL OLSUN KEVORK USTA

1960’lı, 1970’li yıllarda ülkemizin birçok yerinde hastanelerde her uzman hekim bulunmazdı. Birer tane, dahiliyeci ( iç hastalıkları), hariciyeci ( genel cerrah), nisaiyeci (kadın doğum) uzmanı bulunursa kârdan sayılırdı. O zamanın pratisyen hekimleri de kendilerini çok geliştirmiş hekimlerdi. Ortopedi uzmanlarının işini de çoğunlukla kendisini yetiştirmiş, sınıkçı(sınıhçı) denilen kırık-çıkıkçılar yerine getirirdi.
Sevgili babam anlatmıştı; rahmetli babaannemin kolunda oluşan bir ortopedik arızadan dolayı tedavi ihtiyacı doğmuş. Yozgat’ta da bu işi yapan, Eskipazar Mahallesi’nde, Kara Çamur denilen yerde, Armini hanım var. Yozgat’ın ortopedi uzmanı da Armini hanım. Babam, Ramazan gününde kolundan sıkıntısı olan babaannemi tedavi için Armini hanım’ın evine götürüyor. Gittiği zaman erken ve kahvaltı vakti, evde kahvaltı hazırlığı var. Evin reisi demirci Kevork usta, sabah kahvaltı saatinde evlerinde bizimkileri görünce, kahvaltı sofrasını hazırlayan çocuklarına, Ramazan ayındayız, misafirlerimiz oruçlu, sucuğu pişirmeden sofraya koyun, kokutup nefislerini çektirmeyin, diyor.
Yukarıdaki satırları niçin yazdım? Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kürsü alan CHP Çorum milletvekili Tufan Köse su içmiş.Bunun üzerine de kendisine, burası Müslüman Türkiye, diye sözlü müdahalede bulunulmuş. Su içen milletvekilini HDP vekili Tuma Çelik, Müslüman Türkiye değil, lâik Türkiye burası, ben Müslüman değilim, diyerek müdafaa etmiş. CHP’li vekil de , Akpartililerin yolsuzluk yaptıkları ve kul hakkı yediklerini ima ederek, haram yiyorsun ama orada su içiliyor diye bana bağırıyorsun, diyerek kendini savunmuştur. İki yanlıştan bir doğru çıkmaz, sui misal, emsal değildir.
Anayasa’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vasıflarından birinin lâiklik olduğuna hiç kimsenin itirazı yoktur. Gerçek manada lâikliğin uygulandığı ülkelerde de her din ve inançtan kimse inancını dilediği gibi yaşar. Nitekim ülkemizde de bu yönde herhangi bir sıkıntı olmamıştır. Hatta, yanlış laîklik yorumlarıyla, lâisizm bir din karşıtlığı gibi anlaşılmış ve zaman zaman yaşayanların yüzde doksanından fazlası Müslüman olan ülkemizde, İslâm karşıtı uygulamalar görülmüştür.
İslâm dini de, akıl sahibi insanların kendi özgür iradeleriyle seçtikleri ve insanı dünya ve ahiret mutluluğuna götüren bir dindir. İslâm’a göre dileyen inanır, dileyen inanmaz. İslâm dinini bize tebliğ eden ve en güzel yaşayan Peygamber efendimiz (sav)’in “Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helâk eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.” şeklinde Kutlu Sözü vardır.
Burada konu, oruç tutup tutmamak, Ramazan’da su içip içmemek değildir. Konu, çoğunluğun oruç tuttuğu bir ortamda ve görüşmelerin televizyondan yayınlandığı ve vatandaşlarının çoğunun oruç tuttuğu bir ülkede insanların gözüne soka soka su içmektir. İnsanların değerlerini hiçe saymak ve saygı göstermemektir.
Ramazan’da meclis kürsüsünde su içen vekil, sadece kendine oy vermeyenleri değil, kendisine oy veren ve oruç tutan CHP’li seçmenleri de görmezden gelmiş, onları da üzmüş ve incitmiştir.
Su içen vekili savunan ise HDP Mardin milletvekilidir. O Mardinliler ki şehirlerinin her türlü inanca saygılı olmasıyla ve bir arada kardeşçe yaşadıklarıyla övünürler. Bu açıdan bakınca Tuma Çelik, Mardinlilerin bu namına da gölge düşürmüş, leke sürmüştür.
Türk Milleti de, Türk Devleti de, Meclisi Mebusan da, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu türden tipleri yeni görmüyor ilk defa tanımıyor. Meclisi Mebusan’da bu ülkenin bölünmesinden paylaşılmasından yana adamlar vardı, şimdi de var.
Bu adamlar olduğu gibi doğduğu, doyduğu havasını teneffüs edip, suyunu içtiği ülkenin kadir kıymetini bilen “Ben bu vatana 36 ay askerlik yaptım. Ben bu toprağın insanıyım ve öyle de kalacağım.” diyen Türk Milliyetçisi, Levon Panos Dabağyan gibi “Ramazan’da Müslümanların nefsi çeker, pişirmeden yiyin.” diyen Kevork usta gibi adam gibi adamlar da var.
12 Eylül ihtilâlini yapan Kenan Evren de, Erzurum’daki açık hava toplantısında Ramazan ayında kürsüde su içmiş, ben seferiyim, riya yapmıyorum, oruç tutmadığım için su içiyorum, demişti. Türk Milleti’nin ma’şeri vicdanındaki yeri ve cenaze töreninde gördüğü muamele hepimizce malumdur.
Millet affetmez!


NOT:
1- Kevork usta ve Armini hanımın ismini hatırlamamda yardımcı olan Ali İhsan Doniker ağabeye çok teşekkür ederim.
2- Gazetemizin dokuzuncu kuruluş yolunu kutladık. Nice yıllara büyüyerek ve başarılarla
ulaşmasını dilerim.

Yorumlar